[ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]
 Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi
Aralık 2008, Cilt 8, Sayı 4, Sayfa(lar)
[ PDF ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI (STK) VE ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİ İLE KADIN SAĞLIĞINI GÜÇLENDİRME PROGRAMI–2004 ÜREME SAĞLIĞI EĞİTİM SONUÇLARI*
H.ÖZTÜRK CAN, Öğr. Gör. Dr.**, N. SOĞUKPINAR, Yrd. Doç. Dr.**, B.K. SAYDAM, Yrd. Doç. Dr **, E. ÇEBER, Doç. Dr **
*4. Uluslar arası Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması Kongresi 20–23 Nisan 2005, Ankara-Sözel bildiri olarak sunulmuştur.
** Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu Bornova/İzmir
Giriş
Son 10 yılda kadının statüsünü geliştirmeye yönelik sivil toplum örgütleri ve faaliyetlerinde artış olması, üreme sağlığına ilişkin konularda bilgilenme talebini de arttırmıştır. Talebi karşılamada bilgiyi halka ulaştırmak için üniversitelerin önemli bir role sahiptir.

Bu nedenle, İzmir Kadın Kuruluşları üyesi dernekler ile Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu'nun ortaklaşa yürüttükleri bir program başlatılmıştır. Program; İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'ni oluşturan 29 dernek ve şubelerinden gönüllülük esasına göre 5'inin katılımı ile gerçekleştirilmiştir.

İlk aşamada; derneklerin yönetim kurulu üyelerinin sağlığa ilişkin eğitim taleplerini ve üreme sağlığına ilişkin uygulamalarını saptamak üzere bir soru formu uygulanmıştır. Bu kapsamda 41 dernek yönetim kurulu üyesi ile görüşülmüştür..

İkinci aşamada; istenilen eğitimler doğrultusunda; görüşülen beş STK ile 2004 yılı içinde genel sağlık konularını kapsayan 16 eğitim gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: sivil toplum kuruluşları, üreme sağlığı, kadın sağlığı

RESULTS OF REPRODUCTIVE HEALTH EDUCATION IN 2004; NON-GOVERNMENTAL ORGANIZATION (NGO) AND UNIVERSITY COOPERATION WITH SUPPORT PROGRAM OF WOMEN REPRODUCTIVE HEALTH

Last decades, the education programs connected to reproductive health subjects are expanded because of nongovernmental organization that is raised for increasing and enlarging women status and activities and also supplying enough information to increasing demand on family planning methods. Universities have an important role in transporting of needed information to large public areas correctly.

For these reason, the program was started Ege University Izmir Atatürk School of Health and Council of Women Organizations that is formed twenty-nine societies with cooperation. Five societies participated in this program.

In first step; a questionnaire form that aimed to determine their educational necessity was prepared. The data was collected from forty-one managers or members of society.

In second step performed in 2004, education programs were prepared in association with five societies. Final report of this activity contains the preliminary results of this ongoing program.

Special sixteen educational sessions were performed including reproductive health issues.

Key Words: Non-governmental organizations, reproductive health, women health.

GİRİŞ
Kalkınmışlık düzeyi ülkeler veya toplumlar arasında farklı olmakla beraber dünyanın pek çok yerinde toplumsal sorunlara duyarlılık ile, yaşamımızı biçimlendiren olaylara ve süreçlere katılma eğilimleri Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) ortaya çıkmasına yol açmıştır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun içinden ve topluma ve/veya ilgili kuruluşun üyelerine yönelik çeşitli hizmetleri üreten kuruluşlar olarak ele alınabilir. Bu kuruluşlar, yerel olarak faaliyet gösteren küçük gruplardan, uluslar arası organizasyonlara kadar değişen şekillerde olabilir. Önceleri, etkinlik alanları, toplumsal yapı içinde ihmal edilen bazı grupların (yoksullar, çocuklar, yaşlılar, kadınlar, engelli bireyler v.b) acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere doğrudan yardım ya da hizmet iken günümüzde bu kuruluşların amacı, hizmet verdikleri kişilerin güçlenmesine, kendi kendilerine yeterliliğin sağlanmasına ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesine yönelmiştir (Özçakır, http://www20.uludag.edu.tr/~nazan/2077-13.html; Gellert, 1996).

Sivil toplum kuruluşlarının ülkemizdeki önemi giderek artmaktadır. Sayılarının on binlerle ifade edilmesi ve kamuoyundaki etkileri de bunu açıkça ortaya koymaktadır. İnternette yer alan STK veritabanlarından sadece www.stgp.org adresinden İzmir ilinde bulunan STK'lardan faaliyet alanı “kadın” olan 34 kuruma ulaşılabilmektedir (http://www.stgp.org/list.php?pageid=7&kriter=0). Bu sivil toplum kuruluşları kadın haklarını korumadan, aile plânlamasına, kültürel yardımlaşmadan dayanışmaya, anti-militarist feministlerden soroptimistlere kadar birçok alanda faaliyet göstermektedirler ( Tosun, 2002). Aynı faaliyet alanında çalışan birçok kurumun varlığı, alandaki çeşitliliği yansıtması bakımından olumlu bir görüntüdür. Fakat arada bir iletişim ve koordinasyon eksikliği olduğunda, aynı işi yapanların birbirlerinin tecrübe ve bilgi birikimlerinden faydalanmaması durumunda görüntü, çeşitlilikten çok bir verimsizlik örneğine doğru kaymakta ve tekrarlı girişimler olarak ortaya çıkmaktadır. Asıl olan bu tekrar edilen “gelişim” hareketlerinin daha çok özendirilmesi ve bu yolla kurumların birbirlerini sürekli gelişim yönünde tetiklemesi, dahası örnek olmasıdır. Bir alışkanlık değişimi gerektiren bu çalışmalar elbette uzun bir zaman dilimini kapsayacaktır. Bunun sağlıklı olarak sürdürülebilmesi için plânlanmış, aşamalandırılmış ve zamana yayılmış çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bir çalışma yapılırken benzer bir çalışmanın daha önce ya da aynı süreçte yapılıp yapılmadığını araştırmak anlamlı olacaktır. STK'ların kendi hizmetlerine dair bir kalite düzeyi belirleme ve bu düzeyi artırmaya yönelik çalışmaları olması gerekmektedir. Faaliyet kalitesinin ve verimliliğinin sağlanması hem ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının hem de bu kuruluşlardan hizmet alan kişilerin yararına olacaktır (Yaman, 2003). STK çalışmaları, gerek profesyonel gerekse hükümet organizasyonları ile iş birliği içerisinde yapılırsa hem bir standart oluşturmak hem de daha verimli çalışmalar yapmak mümkün olacaktır (Divinagracia, 1997; Sharma& Bhatia,1996). STK'lar çatısı altında gönüllüler ve profesyoneller, bir düşünce ve araştırma grubu oluşturarak, yurt dışında STK'lara ilişkin uygulamaları örnek olay çalışmasıyla inceleyerek buradan Türkiye STK'larına ilişkin öneriler geliştirilebilir (Mercer et all, 2004; Akukwe, 1998). Bu uygulama ülkemizde de benchmarking'in ticarî sektörde olduğu kadar toplumsal sektörde de güçlü/başarılı bir şekilde uygulanabileceğinin (Yaman, 2003) bir örneğini de oluşturacaktır.

Bu özden yola çıkarak 2004 yılında Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) çatısı altında İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'ne üye faaliyet alanı kadın olan 29 derneğin yönetim kurulu temsilcileri ile “STK ve Üniversite İşbirliği ile Kadın Sağlığını Güçlendirme Programı”nın yeni bir boyutunun geliştirilmesine karar verilmiştir. Araştırmanın amacı faaliyet alanı kadın olan STK'lar ile üniversite işbirliğini sağlayarak kadınların sağlığını güçlendirme kapsamında eğitim programlarının düzenlenmesi ve uygulanmasıdır.

GEREÇ VE YÖNTEM:
Araştırmanın Tipi: Bu çalışma betimleyici bir alan araştırmasıdır.

Araştırmanın Evreni ve Örneklemi: 2004 yılında Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) çatısı altında İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'ne üye faaliyet alanı kadın olan 29 derneğin yönetim kurulu temsilcileri çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı anlatıldıktan sonra, STK'dan öncelikli faaliyet alanları kadın sağlığı ve üreme sağlığı programları olan 5 STK (Türk Kadınlar Birliği Merkezi, Türk Kadınlar Birliği Bornova Şubesi, Türk Kadınlar Birliği Karşıyaka Şubesi, Türkiye Şoförler Birliği Kadın Kolu ve Kemalpaşa Kadın Platformu) çalışmaya katılmaya gönüllü olmuştur. Çalışmanın ilk aşamasında bu STK'larda aktif çalışan yönetim ve denetleme kurulu üyeleri (n=42) ile görüşülerek STK olarak ulaşmak istedikleri eğitim hedefleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ilgili STK'ların temsilcileri ile görüşülerek 2004 yılında eğitim programları başlatılmıştır.

Araştırma Süreci ve Yöntemi:
Araştırmanın yapılması için EKAM ve İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'nden gerekli izin alındıktan sonra çalışmanın hedefleri İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'nin aylık toplantısında gündeme alınmıştır. Programın sivil toplum kuruluşlarında uygulanması iki aşamalı bir süreç olarak ele alınmıştır.

1. Hazırlık Aşaması
2. Uygulama Aşaması (eğitim süreci)

1) Hazırlık Aşaması
1.1.Öz Değerlendirme (Self-Analiz) Çalışmaya katılmayı isteyen, beş STK'nın yönetim kurulu temsilcisi ile faaliyet alanları konusunda öz değerlendirmelerini yapmaları istenmiştir. Buna göre kadın sağlığına ilişkin eğitimi hedef grupları için hizmet önceliklerinden gören STK'lar ile eğitim programının ve eğitime ihtiyaç olan bölgelerin belirlenmesi çalışmalarına başlanmıştır.

1.2.Ekip Oluşturulması: Plânlama, koordinasyon, diğer kurumlarla iletişime geçme, araştırma, görüşmeler yapma gibi işler için görev dağılımı yapılmıştır

2) Uygulama Aşaması (Eğitim Süreci)
2.1. Gereksinim ve Önceliklerin Belirlenmesi: İlk değerlendirme sonucunda ilgili STK'ların faaliyet alanlarına göre kadınların sağlık alanında hangi konularda eğitime ihtiyacı olduğu alt başlıklarla belirlenmiştir. STK yönetim kurulu üyelerine uygulanan soru formları ile eğitim konuları için öngördükleri gereksinimler ve öncelikler belirlenmiştir.

2.2. Eğitim Modelinin Oluşturulması:
STK'lar ile hizmet verdikleri kadın gruplarına uygulanan eğitim programının hazırlanması, uygulanması süreci beş basamakta gerçekleştirilmiştir.

ı-Eğitim programı taslağının oluşturulması: Bu bölümde eğitimin genel hedefi ve uygulanacak eğitim yöntemlerine karar verilmiştir. Dört uzman eğitici tarafından STK temsilcilerinden gelen öncelikler doğrultusunda eğitim konuları ve programının amacı tanımlanmıştır. Bu kapsamda kadın sağlığını güçlendirme kapsamında konu başlıkları belirlenmiştir.

ıı-Eğitimin öğrenim hedeflerinin belirlenmesi: Eğitimlerde kadınların;

• Kendi sağlık durumlarını belirleyebilmesi,
• Üreme sağlığı davranışlarını geliştirebilmesi,
• Öfke, depresyon ve stresle bahşedebilmelerinin sağlaması,
• Ev kazaları ve ilk yardım konularında bilgi kazanmaları,
• Sağlıklı beslenme ve gıda tüketimi konularda bilinç kazanmaları hedeflenmiştir.

ııı- Eğitim programının oluşturulması:
Öğrenim amaç, hedeflerine ve eğitim konu başlıklarına göre her konu için 60 dakikalık standart bir eğitim programı hazırlanmıştır. Eğitimler grup tartışması, soru – cevap teknikleri ile görsel-işitsel araçların kullanıldığı sınıf dersi şeklinde yapılmıştır.

ıv- Eğitim paketinin oluşturulması:
Eğiticiler tarafından her konu için standart slâyt ve asetat sunumları hazırlanmıştır.

v- Eğiticilerin Bilgilendirilmesi:
Çalışma ekibi tarafından, Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksek Okulu'nun konular ile ilgili uzman öğretim üye ve elemanlarından oluşan eğitici ekibe eğitimlerin amacı, hedefleri, süresi anlatılmıştır. Eğitimlere, kadın, çocuk sağlığı, ruh sağlığı, halk sağlığı hemşireliği vb bölümlerinden toplam 11 öğretim elemanları katılmışlardır. Alandaki eğitimler başlamadan 15 gün önce eğitimlerin organizasyonu için ekip bir araya gelmiş, eğitimlerin tarih ve yerleri birlikte belirlenmiştir.

3) Uygulama
Çalışma kapsamında yer alan STK'ların hizmet verdikleri bölgelerde 16 eğitim gerçekleştirilmiştir. Eğitimlerde bilgisayar, barkovizyon ve tepegöz v.b görsel işitsel eğitim araç ve gereçleri kullanılmıştır. Eğitimlere toplam 685 kadın katılmıştır.

Verilerin Analizi:
Araştırmadan elde edilen verilerin analizi Statistical Package for Social Science (SPSS) paket programında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde sayı ve yüzde dağılımları yapılmıştır.

BULGULAR VE TARTIŞMA
1.HAZIRLIK AŞAMASI
Araştırma Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) çatısı altında İzmir Kadın Kuruluşları Birliği'ne üye, faaliyet alanı kadın olan 29 dernekten, çalışmaya katılmayı isteyen, kadın sağlığına ilişkin eğitimi hedef grupları için hizmet önceliklerinden gören, değerlendirme aşamasında kararlara katılan STK'nın yönetim kurulu temsilerinin sosyodemografik özellikleri Tablo 1'de verilmiştir.

Dernek üyelerinin yaş ortalaması 48.47 ±12.91 olup, en genç üye 21, en yaşlı üye ise 69 yaşındadır. Temsilcilerin % 42,9'u 50 yaş üzerindedir, %78'i evli olup, %83,3'ünün lise ve üzeri eğitim seviyesinde oldukları ve % 78,6'sının çalışmadığı, %47,7'si dernek faaliyetlerini 2–7 yıldır sürdürdüğünü belirtmişlerdir.

Tablo 2'de STK temsilcilerinin dernek faaliyetlerini ağırlıklı olarak değerlendirmeleri görülmektedir. Öncelikli dernek faaliyet alanlarına bakıldığında “eğitim, kadına yönelik şiddet ve kadın sağlığı/üreme sağlığı” konularının ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Sağlık ile ilgili STK'ların hizmet faaliyetleri genellikle dört başlık altında yer almaktadır. Bunlar hizmet sunumu, sosyal iyilik aktiviteleri, destek aktiviteleri ile araştırma ve savunuculuktur (Gilson et all.,1994).

Özçakır'ın kadının gelişiminde devlet ve gönüllü kuruluşların rolünü açıkladığı makalesinde belirttiği gibi, STK'lar kadınların belirlenen kritik sürdürebilir kalkınma amaçları çerçevesinde kalkınmaya katılımlarının, kadının geleneksel rolleri ve ataerkil toplum sistemi ile sınırlamasını önlemede de önemli rol oynarlar. Çalışmalarının çoğunluğunun ev kadınlığı rollerini güçlendiren çalışmalarda odaklandığını fark etmişler ve ataerkil toplum düzeninin talepleri dışında da sürdürebilir kalkınmaya erkeklerle tam ve eşit katılımlarının sağlanması için faaliyet göstermeye başlamışlardır. Bunun için kadının eğitim seviyesinin yükseltilmesi, toplumsal statülerinin yükseltilmesi çalışmalarına ağırlık vermeye başlamışlardır (Özçakır, http://www20.uludag.edu.tr/~nazan/2077-13.html).

Son zamanlarda, toplum tabanlı aile planlaması programları Bolivya, Guatemela, Meksika ve Peru gibi ülkelerde kırsal alanlarda güvenli bir şekilde devam ettirilmektedir. Toplum gönüllüleri (community-based health workers), güvenli bir şekilde kontraseptif yöntemlerin kontrendikasyonlarını ve doğru kullanma durumlarını takip etmekte oldukları bildirilmiştir (Stanback, Mbonye, Bekiita,2007).

2.UYGULAMA AŞAMASI (EĞİTİM SÜRECİ)
2.3. STK-Üniversite işbirliği ile yapılan programda STK'ların faaliyet alanlarına göre kadınların sağlık alanında hangi konularda eğitime ihtiyacı olduğu alt başlıklarla belirlenmiştir. Tablo 3'te eğitim paketinde yer alan konu başlıkları verilmiştir.

Tablo 3'de görüldüğü gibi eğitim konularının çoğunluğunu “üreme sağlığı” konuları oluştururken, daha sonra ruh sağlığı ve halk sağlığına yönelik konular yer almaktadır. Bu eğitimler, STK temsilcilerinin ihtiyaç gördükleri eğitim konuları, faaliyetleri ile çalışmalarını yaptıkları bölge ihtiyaçlarının eşleştirilmesi ile belirlenmiştir.

Nepal (Pyakuryal, 1989), Kenya (Kigondu, 1986) ve Hindistan (Bandyopadhyay& Goswami, 2007), gibi gelişmekte olan ülkelerde de benzer eğitim programları STK'lar tarafından yapılmaktadır.

Benzer şekilde, Özçakır ülkemizdeki kadınların bedenlerinin nasıl çalıştığı, cinsellik, sağlıkları ve sağlık sorunları, aile planlaması, menapoz, düşük, gebelik, kendilerini ya da çocuklarını etkileyen cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve enfeksiyonlar, bunların komplikasyonları gibi birçok konuda çok daha fazla bilgiyi istemekte, ihtiyaç duymakta olduklarını belirtmiştir (Özçakır, http://www20.uludag.edu.tr/~nazan/2077-13.html).

Kadın sağlığı konusunda eğitime ihtiyaç olan yerler ve bu yerlerde verilen eğitimlere katılan katılımcı sayıları grafik 1'de verilmiştir. Eğitimlere katılım en yüksek oranda Aliağa'da gerçekleştirilmiştir. Her eğitime ortalama yaklaşık 40–45 kişilik katılım olmuştur.

SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuç olarak İzmir'de bulunan ve faaliyet alanı “kadın” olan İzmir Kadın Kuruluşları Birliği ile üniversite işbirliğinin kurulması ve kadın sağlığına yönelik eğitim faaliyetlerinin güçlendirilmesi çalışmaları ile 2004 yılında 685 kadına eğitim verilmiştir. Eğitim faaliyetleri son derece olumludur. Ancak bu programların artıları/eksileri ile tanımlanması ve alınan derslerin paylaşılması önemlidir.

ALINAN DERSLER
• Kadın sağlığını geliştirici STK-Üniversite işbirliği sürmelidir. Bu işbirliği ve eğitimlere o bölgenin sağlık ocağında veya sağlık biriminde çalışan ve kadınların sağlık sorunlarında kurumsal destek alabilecekleri bir sağlık elemanının da (bu kişi doktor, hemşire ya da ebe olabilir) katılması sağlanmalıdır.

• STK-Üniversite işbirliği ile yürütülen çalışmalarda organizasyon önemlidir. EKAM- İzmir Kadın Kuruluşları Birliği ve Ege Üniversitesi'nin bir okulunun katılımı ile gerçekleştirilen bu program daha geniş STK ve üniversite birimlerinin katılımı ile yapılmalıdır. Verimliliği arttırabilmek, çalışmaların etkin sonuçlar doğurabilmesi için programlar il ya da ilçe düzeyinde daha sistemli ve organize çalışmalar ile gerçekleştirilmelidir. Ege Üniversite'sinin 2004 yılında şekillenen ve 2005 yılında start alan “Halkın Üniversitesi” programı STK- İdari/Yerel yönetimler, özel sektör kurumları ve Üniversite işbirliğini sağlayarak çeşitli alanlarda toplumsal gelişime katkıda bulunacaktır. Bu kapsamda yer alan “Bornova'da Sağlık Koşullarının İyileştirilmesi Çalışma Grubu” ile araştırmanın sonuçları paylaşılacak, hedefleri belirlemede kolaylaştırıcılar ve güçleştiricilerin ayrımının yapılması sağlanacaktır.

• Türkiye'de sayıları on binlerle ifade edilen STK'lar, her alanda olduğu gibi kadın sağlığını geliştirmede de profesyonel destek almakta ve pek çok eğitim düzenlemektedir. Bunun çok güzel ve sistemli örnekleri bulunmaktadır. Ancak, zaman zaman verilen eğitimlerde tekrarlar olabilmektedir. Bu tekrarları önlemek için STK-İdari/Yerel Yönetimler ve Üniversite iş birliği yaparak organizasyon ve çalışma kültürü anlamında profesyonel sistemler kurulmalı, bir veri tabanı ve ulusal network ağı oluşturulmalıdır.

• STK'lar genellikle hizmet ihtiyacı olan bölgelere hizmet götürme hedefindedir. Bu amaçla yapılacak programlarda ihtiyaç sahiplerinin iyi belirlenmesi ve önemlidir.

• STK'lar ile yapılan eğitimlerde genellikle eğitimlerin kayıtları tutulmakla birlikte, bizim çalışmamızda olduğu gibi bu kayıtlar eğitim yapılan yer ve katılan kişi sayısında sınırlı kalmaktadır. Oysa katılımcılara ilişkin hedeflenen davranış değişikliklerinin eğitimler sonrasında ne olduğunu belirlemek için bir kayıt ve izlem sistemi oluşturmak anlamlı olacaktır.

Bu çalışma, yalnızca bir eğitim programının ve emeklerin sunumudur. Ümit ederiz ki bu raporun amaçladığı gibi STK'lar ile işbirliğinde güçlü ve aksayan yönlerler daha çok gündeme gelir, tartışılır ve uygulamaya geçirilir. Kimi zaman işin kolay kısmı olarak nitelendirilen raporlar bu gündemin tohumunu atar ve daha sistemli ve geniş çaplı uygulamalar yapılır. Çocukların avuç içinde geçen küçük oyunu gibi; biri düşünmüş, biri yazmış, biri uygulamanın yolunu açmış, biri uygulamış, biri de iyi sonuçlar almış. Sonuçta koordineli çalışan beş parmak ortaya bir iş çıkarmış.

KAYNAKLAR
1. Akukwe C. The growing influence of non-governmental organizations (NGOs) in international health: challenges and opportunities. Soc Health, 1998, Apr; 118(2):107-15.

2. Bandyopadhyay R. Goswami S. Health related services for women through public libraries in West Bengal, India. 118 Reading with Public Libraries and School Libraries and Resource Centres. 2007.

3. Divinagracia E.R. Binding GOs and NGOs. Integration. 1997, Winter; (54):34-9.

4. Gellert G.A. Non-governmental organizations in international health: past successes, future challenges. Int J Health Plann Manage. 1996, Jan-Mar: 11(1):19-31.

5. Gilson L. Sen P.D. Mohammed S. Mujinja P. The potential of health sector non-governmental organizations: policy options. Health Policy Plan. 1994, Mar; 9(1):14-24.

6. Kigondu J.G. Status of population policy and family planning programme in Kenya [Unpublished] 1986. Presented at the All-Africa Parliamentary Conference on Population and Development, Harare, Zimbabwe. 1986, May 12-16, 18 p. http://www.popline.org/docs/037964 Erişim tarihi: 01.12.2007.

7. Mercer A. Khan M.H. Daulatuzzaman M. Reıd J. Effectiveness of an NGO primary health care programme in rural Bangladesh: evidence from the management information system. Health Policy and Planning. 2004, 9(4): 187-198.

8. Özçakır A. Kadının gelişiminde devlet ve gönüllü kuruluşların rolü, http://www20.uludag.edu.tr/~nazan/2077-13.html- , Erişim Tarihi::06.04.2005

9. Sharma M. Bhatia G. The voluntary community health movement in India: a strengths, weaknesses, opportunities, and threats (SWOT) analysis. J Community Health. 1996, Dec; 21(6):453-64.

10. Sivil Toplum Geliştirme Programı. http://www.stgp.org/list.php?pageid=7&kriter=0, Ulaşma Tarihi: 16.04.2005.

11. Stanback J. Mbonye A.K. Bekiita M. Contraceptive injections by community health workers in Uganda: a nonrandomized community trial. Bulletin of the World Health Organization. 2007, 85:768–773.

12. Tosun G.E. İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Rehber. İzmir, Ege Üniversitesi EBİLTEM Yayınları. 2002.

13. Pyakuryal B. Non-governmental organizations: their roles in family planning program in Nepal. Econ J Nepal. 1989, Oct-Dec; 12(4):10-30.

14. Yaman Y. Benchmarking as an alternative for development in NGOs. Sivil Toplum. 2003, 1(4). http://www.siviltoplum.com.tr/makale_09.htm, Erişim Tarihi :16.04.2005

  • Başa Dön
  • Giriş
  • [ Başa Dön ] [ PDF ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
    [ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]


    tarafından geliştirilmiştir